Latince adı: Smilax aspera L.
İngilizce adı: Sarsaparilla
Familyası: Liliaceae
Türkiye’de yetiştiği yerler: Karadeniz, Marmara, Batı ve Güney Anadolu bölgeleri.
Bitkisel özellikleri, kimyasal yapısı ve kullanımı: Anadolu’da özdiken, silcan ve erkek diken olarak tanınmaktadır. Yaprakları, körpe sürgünleri, meyveleri ve kökleri kullanılmaktadır. Ağustos-Eylül ayları arasında, beyazımsı-sarı renkli çiçekler açan, tırmanıcı, dikenli ve iki evcikli bir bitkidir. Yaprakları kalp şeklinde, saplı ve kışın dökülmez. Çiçekleri, yaprakların koltuklarında 5-10 adeti bir araya gelerek, küçük bir şemsiye şeklinde bulunurlar. Olgun meyveleri kırmızı renkli, yuvarlak, 8-10 mm çapında ve 1-3 tohumludur. Meyvelerinde nişasta, tanen, şekerler, rezin ve saponin bulunmaktadır. Kökleri saponin ve tanen içermektedir. 1-2 m uzayabilen kökleri topraktan sökülerek yıkanır ve kurutulur. Bu kökler 15-20 cm boyunda kesilerek çubuk şeklinde saklanır. Silcan terletici, idrar söktürücü, kan temizleyici ve güçlendirici özelliktedir.
Saparna kökü kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilirse kanı temizler, idrarı söktürür, terletir, kabızlığı giderir. Terletici etkisi nedeniyle, soğuk algınlığında kökleri kaynatılıp içilirse faydası görülür. Saparnanın kökleri kaynatılıp içilirse frengi hastalığına şifalı gelmektedir. Bunun için 50 gram saparna kökü 4 bardak suda 20 dakika kaynatılıp süzüldükten sonra günde üç kere bir çorba kaşığı içilirse şifa elde edilir. Köklerinden fazla tüketilirse bulantı ve kusma görülebilir. Bunun için bir defada en fazla, kurutulmuş köklerinden hazırlanan 1-1.5 g ağırlığındaki toz alınabilir veya 1 lt suda 40 g kuru kök kaynatılarak elde edilen çayından günde 3 bardak içilebilir. Köklerinin kaynatılmasıyla elde edilen çay haricen kullanıldığında sedef hastalığına faydalı gelmektedir. Karaciğeri güçlendirmek için saparna yaprakları, sürgünleri, meyveleri veya tohumları kaynatılıp soğuk olarak içilmelidir. Üzerindeki zar gıcır adıyla sakızlara katılmaktadır. Saparnanın körpe sürgünleri haşlandıktan sonra kavrularak yenilmektedir. Bu yemek Batı Anadolu’da sircan, Doğu Karadeniz bölgesinde diken ucu, melucan ve melevcen isimleri ile tanınmaktadır.
